İş Sözleşmelerinin haklı nedenlerle feshi - I

İş sözleşmesinin işveren tarafından haklı nedenlerle feshi

Öncelikle deneme süresi içinde hem işçi hem de işveren iş sözleşmesini bildirim süresine gerek olmadan ve tazminatsız feshedebilir. İşçinin çalıştığı günler için ücret ve diğer hakları saklıdır.
İşveren belirsiz süreli iş sözleşmesini iki şekilde feshedebilir. Bunlardan birincisi; İşçinin kıdem tazminatını ödeyerek, İhbar tazminatını ya ödeyerek ya da ihbar sürelerini işçiye kullandırarak, ikincisi; İş kanununda sayılan nedenleri gerekçe göstererek iş sözleşmesini tazminatsız olarak sona erdirebilir. Kıdem ve ihbar tazminatı ile ilgili bilgileri Ekim/2009 tarihli sayımızda zaten açıklamıştık.
Bildirimsiz (derhal) fesih taraflardan birinin iş sözleşmesini haklı nedenlerle önceden bir bildirimde bulunmadan derhal sona erdirmesidir. Bildirimsiz fesih belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmeleri için geçerli olabilmektedir. İş sözleşmesinin bildirimsiz olarak feshine imkan veren haklı sebebin ortaya çıkması halinde sözleşme kendiliğinden sona ermeyip iş sözleşmesini sona erdirmesi gereken kimsenin fesih bildiriminde bulunması gerekmektedir.
Bu açıdan işveren işçiyi hangi nedene dayanarak işten çıkardığını bildirmek zorundadır. Eğer bu konuda bir uyuşmazlık çıkarsa haklı neden daha sonra değiştirilemez. Ancak sözleşmeyi fesh etmek için işveren birden fazla haklı neden öne sürülebilir.
İşveren aşağıdaki nedenlerle iş sözleşmesini derhal feshedebilir. 

I- Sağlık sebepleri:
a) İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa veya sakatlığa uğraması halinde, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi.
b) İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda.
(a) alt bendinde sayılan sebepler dışında işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; belirtilen hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17 nci maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar. Doğum ve gebelik hallerinde bu süre 74 üncü maddedeki sürenin bitiminde başlar. Ancak işçinin iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işine gidemediği süreler için ücret işlemez.
II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:
a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması.
b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması.
c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması.
d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması veya 84 üncü maddeye aykırı hareket etmesi.
e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.
f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi.
g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi.
h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi.
ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması.
III- Zorlayıcı sebepler:
İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması.
IV- İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın 17 nci maddedeki bildirim süresini aşması. (Bu süreler Ekim/2009 tarihli sayımızda ayrıntılı olarak verdiğimiz İhbar süreleridir.)
İşveren yasanın saydığı yukarıdaki gerekçelerle işçinin işine derhal son verebilir. İşveren bu hakkını iddia ettiği gerekçenin gerçekleştiği veya gerekçeyi öğrendiği günden başlayarak 6 iş günü geçtikten ve her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl sonra kullanamaz. Ancak işçinin örneğin zimmetine para geçirmesi, rüşvet alması vb. durumlarda süre şartı aranmaz. Eğer işveren bu süre şartlarına uymadan işçiyi işten çıkarırsa tazminat ödemek zorunda kalır.
İşçi işverenin bu iddiasının doğru olmadığını iddia ediyorsa yargı yoluna başvurarak itiraz edebilir.

İş Sözleşmelerinin feshi konusu uzun ve ayrıntılı olduğundan gelecek sayımızda devam edeceğiz.

Sorularınızı
iscikosesi@gmail.com
adresine gönderebilirsiniz.