Altyapı, üstyapı, mutlak uyum yasası

Üretici güçler ve üretim ilişkileri birlikte üretim tarzını oluştururlar.
Üretici güçler, üretimin en hareketli ve en devrimci unsurudur. Üretimin gelişmesi, üretici güçlerdeki değişmeyle, her şeyden önce de üretim aletlerinin değişmesi ve gelişmesiyle başlar ve daha sonra, üretim ilişkileri alanında da bunlara denk düşen belirli değişmeler gerçekleşir.
Üretici güçler, ancak üretim ilişkileri (mülkiyet ilişkileri) üretici güçlerin gelişme düzeyine denk düştüğünde engellenmeksizin gelişebilirler. Üretici güçlerin gelişmesinin belirli bir aşamasında, var olan üretim ilişkilerinin çerçevesi, üretici güçlerin gelişmesini engeller duruma gelebilir. Üretici güçler, üretim ilişkileriyle çelişkiye düşebilir.
Eski üretim ilişkilerinin çözülmesinin maddi önkoşulları, eski üretim tarzının, eski toplumun bağrında oluşur ve gelişir. Üretim araçları üzerinde özel mülkiyete ve insanın insan tarafından sömürülmesine dayanan bir toplumda, yeni üretim ilişkilerinin eski üretim ilişkilerinin yerine geçmesi, barış içinde evrim yoluyla olmaz. Yeni üretim ilişkilerinin, eski üretim ilişkilerinin yerine geçmesi, eskinin direncinin devrimci şiddet yoluyla ezilmesini, sosyal devrimi gerektirir.
Eskiyi temsil eden güçlerin tarih sahnesini direnmeden, barış içinde terk ettiklerinin, yeninin önünü barış içinde açtıklarının bir örneği yoktur.
Toplumun ekonomik yapısı altyapıdır. Altyapı üzerinde toplumun siyasal, hukuksal, kültürel şekillenmesi oluşur. Ekonomik temel tarafından belirlenen bu şekillenmeye üstyapı denir. Ekonomik yapının değişmesine paralel olarak üstyapı da değişir. Altyapının üstyapıyı belirlemesi olgusu mekanik olarak kavranmamalıdır.
Üstyapı da ekonomik altyapı üzerinde belirli etkimelerde bulunur. Örneğin, alınan şu veya bu siyasi karar, ekonominin gelişmesinde şu ya da bu yönde bir gelişmeyi, gelişmenin hızını vb. etkileyebilir. Bu anlamda, altyapının, üstyapıyı belirlemesi, hep son çözümlemede bir belirleme olarak kavranmalıdır.
Toplumların ekonomik gelişme yasası, üretim ilişkileriyle, üretici güçlerin karakteriyle uyumunu talep eder, bu uyumun bozulduğu yerde, üretim ilişkilerinin üretici güçlerin gelişmesinin önünü tıkadığı, engel haline geldiği yerde, üretici güçlerin engellenmeden gelişmesine uygun üretim ilişkileri kendini dayatacaktır. Buna üretici güçlerle üretim ilişkilerinin mutlak uyumu yasası denir.
Kapitalizm ile birlikte üretim üst derecede toplumsallaşmış durumdadır. Fakat üretim araçlarının mülkiyeti özeldir. Üretim araçları üzerinde özel mülkiyet sistemi ile üretimin toplumsal niteliği büyük bir çelişme oluşturuyor.
Kapitalizmde üretici güçlerle üretim ilişkileri arasındaki mutlak uyum ortadan kalkmış durumdadır. Bu durum artık üretici güçlerin kapitalizmde hiçbir gelişmesi mümkün değildir anlamına gelmiyor. Gelişme hala mümkün ve oluyor. Fakat bu gelişme, mümkün olan ile karşılaştırıldığında, olabilecekle, karşılaştırıldığında, düşük seviyede bir gelişme.
Bu üretici güçlerin engelsiz gelişememesi, gelişme potansiyelinin kullanılamaması, muazzam boyutlarda üretici gücün kar uğruna heba ve yok edilmesi anlamına geliyor.
Var olan üretim ilişkileri, üretici güçlerin karakterine uygun değil, onların engelsiz gelişmesinin önünde engel durumda. Bu çelişmenin tek bir çözümü var: Üretim ilişkilerinin, üretici güçlerin karakterine uygunluğunun sağlanması; üretim araçlarının mülkiyetinin özel ellerden alınması, toplumsallaştırılması. Bu, kapitalist üretim ilişkilerinin yerine sosyalist üretim ilişkilerinin geçirilmesi demektir. Yolu sosyalist devrimdir. Sosyalist devrim, üretici güçlerin toplumsal karakterine uygun mülkiyet ilişkilerini egemen kılacak, üretici güçlerle üretim ilişkileri arasında mutlak uyumu sağlayacaktır. Sosyalizm, üretici güçlerin engelsiz gelişmesinin yolunu açacaktır.

Aralık 2009 ✓