Bir sendika ağasının mali portresi

Emlakçı Mustafa

Ergenekon’un 3’üncü iddianamesinin ek klasörlerinde tutuklu sanık Mustafa Özbek’in 35 yıl başkanlığını yaptığı Türk Metal Sendikası’nda tespit edilen yolsuzluklar da detaylarıyla anlatılıyor. İddianameye giren BDDK raporunda Özbek’in işçilerin aidat paralarından gelen yaklaşık 112 milyon doları yakınlarına ve kendi özel hesabına aktardığı iddia ediliyor.
Türk Metal Sendikası metal iş kolunda sermayenin Truva atıdır. Türk Metal işçileri sermayeye peşkeş çeken, işçileri kapalı kapılar arkasında satan, işçilerden kesilen aidatlarla zenginlik içinde yaşayan, sendikayı çiftlikleri gibi kullananvb. bir sendikadır.
Ergenekon’un finansörü olmakla suçlanan Mustafa Özbek, 22 Ocak’taki 11’inci dalgada tutuklanmıştı. Operasyon kapsamında Özbek’in malvarlıkları listesini mercek altına alan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Türkiye’nin bu “en zengin sendikacısı”nın yönettiği Türk Metal Sendikası’nın hesaplarını yakın takibe aldı. Başsavcılık, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’na (BDDK) bir yazı göndererek, Türk Metal Sendikası’nın 1999 yılından sonraki hesap hareketlerinin incelenmesini istedi. BDDK, hazırladığı raporla, Türk Metal Sendikası’nda 112 milyon dolarlık dev bir yolsuzluk tespit etti.
BDDK, hazırladığı 51 sayfalık raporu soruşturmayı yürüten savcılara gönderdi. Raporda, sendika bütçesinden sendika faaliyetleri ile ilgili olduğu düşünülen tutarlar dışında 165.320.672 TL, 100.000 Euro ve 173.100 ABD dolarının çeşitli şahıs ve kuruluşlara nakit, çek, EFT ve havale aracılığı ile ödendiğini ortaya koydu.
Bu paraların tek tek kime, hangi kanallarla ödendiği bilgisinin yer aldığı raporda, bu paradan Özbek’in ailesine mensup kişilere 1999-2009 döneminde 5.777.211 TL, 3.978.576 dolar, 46.000 mark, 250,970 Euro, 349.070 Pound olmak üzere toplam 13.351.969 TL ödendiği belirtildi. Bu paradan ayrıca Özbek’in akrabası, aynı zamanda Türk Metal Sendikası Gebze Şubesi Başkanlığı da yapan Şeref Özcan’a, 2.258.643 TL ödeme yapıldığı tespit edildi.
Türk Metal Sendikası tarafından yapılan para transferlerinin 1.107.189 TL’lik ve 173.100 dolarlık kısmının Grand Avrasya Hotel, Pevrul Kavlak ve Mecit Hazır’a aktarıldığı belirlendi. Ergenekon tutuklusu Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay’a da 2006 ve 2008’de toplam 48.000 TL ödendiği belirtildi. Raporda AKP eski Milletvekili Emin Şirin ile DYP eski Milletvekili Sedat Bucak da para aktarılan isimler arasında gösterildi.
Raporda ayrıca CHP’li Yılmaz Ateş’e, 2004-2005 döneminde 3 aylık süre zarfında 5 kalemde 1.970.00 TL ödendiği bilgisi de var. Ancak Ateş, bu miktarın sendikaya sattığı bina karşılığında hesabına geçtiğini söyledi ve “Toplam 2 trilyonluk (2 milyon TL’lik) sözleşmem elimde, vergisi de yatırıldı” dedi.
Özbek ve ailesine ilişkin savcılığın talimatıyla BDDK tarafından hazırlanan raporda, KKTC Başbakanı Derviş Eroğlu ve müsteşarının adı inanılmaz dolandırıcılıklarla gündeme gelen Yalçın Tanfer’in hesaplarına para transferi yaptığı iddiasıyla yer aldı. BDDK’nın raporunda, 3 Ocak 2000’de Derviş Eroğlu’nun kendi adına 3 bin TL yatırmasıyla başlayan ve daha sonra Başbakanlık Müsteşarı Mustafa Tokay adına olmak üzere 1.500 TL’lik taksitler halinde 4 ay içinde 12 ayrı havale ile 24 bin 496 TL gönderildiği belirlendi. Olayın ortaya çıkmasını sağlayan sendikanın eski şube başkanı Ergenekon savcılarına verdiği ifadede, “Tanfer, Eroğlu’nun örtülü ödeneğinden çok ciddi paralar aldı, daha sonra ise araları bozuldu” diyor. İlk dava kapsamında ifadesi alınıp serbest bırakılan Yalçın Tanfer’in daha önce Veli Küçük’ün adını kullanarak, generallerin yanı sıra güneydoğudaki bazı aşiret liderleri ve Sedat Bucak’ın da aralarında bulunduğu bazı kişileri dolandırdığı belirlenince cezaevinde kalmıştı. Tanfer, ismi daha önce emekli Albay Erdal Sarızeybek’in yazdığı “Ya Gazi Paşa Duyarsa” isimli kitapla gündeme gelmişti.

Rapora gore Özbek’in mal varlıklarının dökümü de şöyle:

1-Türkiye’deki Mal Varlıkları
* Kırıkkale-Samsun yolunda HABAŞ Gaz Dolum Tesisleri,
* Ankara Çankaya’da 2 apartman, Çubuk yolunda dubleks villa,
* Ankara’da 12 dönümlük arazi üzerinde havuzlu villa,
* Ankara’da 4 daire, Bilkent’te villa,
* ODTÜ Kooperatifi’nde hisse,
* Ankara Gazi Üniversitesi Kooperatifi’nde dubleks villa,
* Bursa’da lüks daire,
* Kırıkkale’de 5 katlı, 10 daireli apartman,
* İzmir’de kooperatif hissesi,
* Kırıkkale’de 40 dönüm arazi,
* OSTİM’de tüp gaz dolum tesisi,
* Kendisine ait bir jeep, eşi ve çocuklarına ait 4 otomobil,
* Ankara Beysukent’te 4 katlı villa,
* Çayyolu’nda kooperatif hissesi,
* Çubuk’ta havuzlu çiftlik,
* Kuşadası’nda villa.

2- KKTC’deki Varlıkları
* Kıbrıs-Girne Çatalköy’de 15 dönüm arazi üzerinde 2 villa,
* Kıbrıs-Girne Karaoğlu Mahallesi’nde daire,
* Ozanköy’de 15 dönüm arazi,
* Yukarı Girne’de 1 daire,
* Küçükkaymaklı’da 1 daire,
* Kızılbaş Sanayi’de tekstil fabrikası,
* Kıbrıs’ın lüks semtinde 15 daire,
* Tarla, arsa, bahçeli bir ev ve değerli ağaçlar...
Dava dosyasında ayrıca Özbek’ten ele geçirilen piyasa değeri 1 milyon dolar olan antika bir Kur’an-ı Kerim’in aslının fotokopi resimleri de yer aldı. İpek kağıda, altın yaldız el yazmalı kadife kaplamalı Kur’an-ı Kerim’le ilgili uzman raporu da aynı ekte yer aldı. Antik Kuran 18’inci yüzyıl ortalarında yazılmış.
Dosyada bunun yanında, sendika parasının aktarıldığı diğer isimler/şirketler, aldıkları paraların dökümü de var.
İşçiler sendika ağalarına değil, kendilerine güvenmeli! İşçileri kurtaracak olan güç kendileridir. İşçiler sendikalarda sendika ağalarına rağmen örgütlenmeli ve sendika ağalarına karşı da onları sendikalardan kovmak için de mücadele yürütmelidirler.

20 Eylül 2009 ▼